|
Çevredekilerin hastanın
başına toplanıp onu huzursuz edecek biçimde konuşmaları
engellenir. Kazazede kendine gelse, kendini iyi hissetse
bile durumundan emin olunmadan ayağa kalkmasına izin
verilmemelidir. Bilici kapalı hastalara ağızdan hiçbir
yiyecek yada içecek verilmez. Hastanın üzerine bir
battaniye örtülerek ısıtılması gereklidir. Kaza ortam
koşullarına bağlı ise hemen ortamdan uzaklaştırılmalıdır
(örneğin gaz zehirlenmesi) ancak böyle bir neden yoksa
hastanın yerinden kıpırdatılmaması esastır. Kırık varsa
kırık bölgesi hareketsiz bırakılır. Şok var ise şokla
savaşılır. Bilinci açık ise sakinleştirilir. Hastanın
ağzında toz toprak kırık diş vs. olabileceği akla
getirilmeli ve temizlenmelidir. Hastaya turnike
uygulanmış ise bu bildirilmelidir. İlkyardımcının kaza
yerinde kalmasını gerektirecek bir neden yoksa hastaneye
kadar yaralı ile birlikte gitmelidir.
İlkyardımın A B
C si:
A: Hava yolunun açılması
B: Solunumun düzenlenmesi
C: Dolaşımın sağlanması
Hastaya saplanmış herhangi bir şey varsa bunlar
çıkartılmaz.çıkartılmaya çalışılırsa hasta ölebilir.
Ameliyatla hastanede çıkartılır. Mümkünse kesilir veya
sökülür. Elbiselerin çıkartılmasında hırpalayıcı
hareketlerden kaçınılmalıdır. Önce sağlam kol ve bacak
çıkartılır. Hırpalanma olacaksa kesilip çıkartılmalıdır.
Yanık olan bölgelerde elbiseler kesinlikle sıyrılmamalı
kesilip çıkartılmalıdır.
Hastanın veya ilkyardımcının hayatını tehdit eden bir
durum yoksa hastanın durumu kontrol altında değilse
hareket ettirilmemelidir taşımaya en elverişi araç
sedyedir.
Bilinç Kaybı ve
Koma:
Bilinç kapalı kişilerde 5 duyu ile algılama ortadan
kalkar. İleri derecede komada ise ağrılı uyaranlara
cevap veremez.bilinci kapalı kişiler.
1- Yardım isteyemez.
2- Dikkatli değerlendirilemez ise ölü sanılabilirler.
3- Nedene yönelin tahmin hayat kurtarabilir.
4- Kolayca zarar görebilirler.
5- Solunum yolu tıkanmış olabilir.
6- Hasta kusabilir kusmuk solunum yollarına kaçabilir.
7- Refleksler ortadan kalkmıştır.
En ileri bilinç kaybına koma denir. Çeşitli nedenlerle
oluşabilir. İlk olarak hava yolu açılır. Soluk alıyor
ise koma duruşuna getirilir. Soluk almıyor ise yapay
solunum başlanır. Nabız kontrol edilir. Kalp durmuş ise
yapay solunumla birlikte kalp masajı ile birlikte yapay
solum devam ettirilir. Kalp ve solunum geri döndükten
sonra koma duruşuna getirilerek hastaneye nakledilir.
Kafa
travmalarına bağlı komalar:
Beyin sarsıntısı, zedelenme, kanama koma nedeni
olabilir. Kaza sonrası kulaktan veya burundan kan veya
beyaz bir sıvı gelmesi kırık riskini ve ileri derecede
beyin sarsıntısını gösterir. Kafa travmasına uğrayan
kişinin muayenesi normal olsa bile 24 saat süre ile
yalnız kalmamalıdır. Derin uykuya dalar ve uyanmazsa,
fışkırır tarzda kusarsa en yakın hastaneye
götürülmelidir. Bu süre içinde ağrı kesici ve uyku ilacı
verilmemelidir.
Ölüm:
Çevre ile anlamlı iletişim kurma yeteneği kaybolur.
Bilinç kaybı ve hava yolu tıkanıklığı bunu izler dil
kökü geriye kayarak soluk borusunun ağzını kapatır. Daha
sonra solunum durur. Solunum ile sağlanan oksijenin
kesilmesinin 1-2 dk ardından kalpte durur. Kalbin
durmasına klinik ölüm denir. Kalbin durması ile bütün
hücrelere oksijen gitmesi engellenir. Oksijensizliğe en
duyarlı hücreler beyin hücreleridir. 4-6 dk sonra
beyinde geri dönüşü olmayan doku ölümü olur. Beyin
hücreleri öldükten sonra kalp çalışacak olursa kişi
bitkisel hayata girer. Soğukta beyin ölümü gecikebilir.
İlkyardımcı kişinin ölüp ölmediğini değerlendirmelidir.
Nabız alınmıyorsa (boyundan, bilekten, kasıktan) kulak
göğse dayanıp dinlendiğinde ses duyulmuyorsa. Soluk
almıyorsa, gözler mat bulanık ve kaymış durumda ise her
iki gözbebeği de ileri derecede genişlemişse vücut
gittikçe soğuyorsa ölmüş demektir.
Görüldüğünden
daha önemli olan durumlar:
Bilinç kaybı
İç kanama olasılığı kuşkusu
Püskürür tarzda kusma kafaya darbe geldikten sonra veya
darbe ile birlikte bilinç kaybı olması.
Delici yaralar
Eklemlere yakın yaralanmalar
Kırık olasılığı
Göz yaralanmaları
Elektirik çarpması
Etkeni bilinmeyen zehirlenmeler
Hava Yolu
Tıkanıklığı:
Oksijen olmazsa hücreler kaçınılmaz olarak ölürler.
Beyin hücreleri oksijene en duyarlı olanlardır.
Genellikle oksijensizliğe 3 dk dayanabildiği kabul
edilir. Kalp hücreleri oksijensizliğe 20-30 dk
dayanabilirler. Deri ve tırnaktaki hücreler
oksijensizliğe en çok dayanan hücrelerdir. Solunum
dakikada 12-20 kez olur. Ve beyin sapı tarafından
kontrol edilir. Solunum yolu tıkanırsa 2 dk içinde
bilinç kaybı olur. 5-10 dk içinde kalp durur. Hava yolu
tıkanıklığına dilin geri kaçması, yabancı cisimler nefes
borusunun şişlikleri ve ödemi neden olur.
Dil tabanının geriye
sarkmasına bağlı tıkanıklıklarda hava yolu birkaç
yöntemle açılabilir. Sırtüstü yatırılır. Baş geri
bükülür boyun desteklenerek kaldırılır. Boyun kırığı
riski varsa yapılmamalıdır. Bebekler dede uygulanabilir.
Baş bükülürken çene
kaldırılması. Buda boyun kırığı riski varsa
yapılmamalıdır.
Üçlü havayolu manevrası: Baş geri bükülürken çene öne
çekilir alt dudak aşağı itilir.
Çeneye baskı yöntemi hasta sırtüstü yatarken çene öne
çekilir baş nötral durumda kalır. Boyun kırığı riskinde
uygulanabilir.
Koma duruşu:
Hasta sol yana çevrilir.sol bacak ve kalça içe
bükülür. Baş kol üzerinde yarı yüzüstü durumudur. Boyun
kırığı tehlikesi varsa kullanılmaz.
Yabancı Cisim :
Hasta birdenbire konuşamaz hale gelir. Soluk alamadığını
belirten işaretler yapar. Hastanın öksürükle yabancı
cismi çıkarabilmesi için akciğerlere kısmen hava girmesi
gereklidir.
Sırta darbe yöntemi ile kürek kemiklerinin arasına el
tabanı ile 4 kez sert darbe vurulur. Göğüsten
desteklenmelidir.
Elle bası:
Karnın üst kısmına veya göğse bası yaparak
adeta yapay öksürük oluşturma durumudur. Çocuk ve
bebeklerde karna baskı uygulanmamalı sırta darbe ve
göğse baskı uygulanmalıdır.
Parmakla sıvazlama. Bu
yöntemler etkisiz kaldı ise çene ve dil başparmak ve
parmaklarla yukarı çekilir. Nefes borusunun ağzı
görülür. Bu uygulama ile öksürük refleksi uyarılır elin
işaret parmağı ile boğaza yakın cisimler çıkartılır.
Başka bir cisim sokulmalıdır.
Solunumun
Durması:
Solunumu durmuş kişilerde vakit kaybetmeden yapay
solunuma geçilmeli buda ağızdan ağza veya ağızdan buruna
hava verilerek yapılmalıdır. Çoğu zaman suda
boğulmalarda hastanın midesindeki ve akciğerindeki suyu
çıkartmak için gereksiz yere zaman kaybedilmektedir.
Oysaki midedeki suyun herhangi bir zararı yoktur.
Akciğerdeki suyunda çıkarılması mümkün değildir.
Hasta sert bir zemine
sırt üstü yatırılır. Ağız içi sıvazlanarak içinde
kusmuk, toprak, yosun, kırık diş, takma diş vs varsa
çıkartılır. Çene yukarı çekilirken baş hafif geri
yatırılır. Ağızdan solunum yapılacaksa burun burundan
yapılacaksa ağız kapatılır. Derin nefes alınır. Çapraz
olarak ağız ağza yerleştirilir. Göğsün kabarmasına
yetecek kadar nefes verilmelidir. Baş yana çevrilerek
yeniden nefes alınır. Bu işlem 3-4 sn de bir
tekrarlanır. Hastanın kendi solunumu gelene kadar
tekrarlanır.
Kalp Durması:
Kalp Durmasında hastanın bilincinin kapalı olduğunu kalp
atımlarının nabız hissedilmediğini görürüz. Boyunda şah
damarı kalp atımlarının en kolay hissedildiği yerdir.
Kalp Masajı:
Kesinlikle kalp durduğundan emin olduktan sonra
yapılmalıdır. Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır.
Hastanın ayaklarının altına bir yastık konur. Kalbe
kanın dönüşü kolaylaşır. Göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına
gelecek şekilde el ayası altta diğer el ayası alttaki
elin üstünde olacak şekilde baskı uygulanır. Parmaklar
göğse değmemelidir. Kollar dirsekten bükülmeden baskı
uygulanır. Normal bir erişkinde göğüsün 4-5 cm aşağı
inmesi yeterlidir. Dakikada 80-100 kez masaj yapılır.
Her 5 kalp masajından sonra 1 kez yapay solunum
yaptırılır. Eğer tek kişi var ise her 15 kalp masajından
sonra 2 kez yapay solunum yaptırılır.
Suda Boğulma:
İster tuzlu suda ister tatlı suda boğulma olsun
yapılacaklar aynıdır. Boğulma sırasında soluk borusunun
kasılmasına bağlı olarak çok az miktarda su akciğere
gider. Soğuk havada suda boğulanlarda 20-30 dk geçse
bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
Şok:
Kan dolaşımının etkin olarak çalışabilmesi için kalbin
pompa görevini yapması, kapalı damar ağının ve dolaşım
sisteminin bütünlüğünün korunması ve yeterli miktarda
kan hacminin bulunması gereklidir. Bu bölümlerden
herhangi birinde bir eksiklik olursa dokulara kan
iletimi bozulacak ve şok oluşacaktır. Kalp dakikada
yaklaşık 8 litre kanı damarlara pompalar. Kalp krizi,
şiddetli kanamalar, aşırı sıvı kayıpları, büyük
yanıklar, aşırı isal, kusma, karın içi iltihaplanmalar,
karın ve başa şiddetli darbelerde aşırı korku ve
heyecanlanmalarda şok görülebilir.
Başlıca Şok
Belirtileri: Huzursuzluk, endişe hali, aşırı
susama, dudakların kuruması, bulantı, kusma, soğuk ve
nemli deri. Nabız zayıf ve hızlıdır. Solunum yüzeysel ve
hızlıdır. Bilinç bozulur, uyku hali ve komaya doğru
giden evreler olabilir. Kan basıncında düşme olur.
Kanama
Nedeniyle Olan Şokta İlkyardım: Kan kaybı
olunca vücut bunu kendi çabalarıyla önlemeye çalışır.
Damarlar büzülür ve daralır.kalp atımı hızlanır. Eğer
bunlar etkili olmaz kan kaybı devam ederse şok gelişir.
Kan kaybı durdurulmalı ve ilkyardımın ABC si yerine
getirilmelidir. Eğer imkan varsa hastaya oksijen
verilmelidir. Ayaklarının altına bir yastık konularak
ayaklar yükseltilir. Çok fazla yükseltilmemeli solunum
sıkıntısı oluşabilir. Şoktaki hastaya ağızdan hiçbir şey
verilmez. Çok susamış ise ıslak pamukla ağız silinir.
Kırık varsa sabit hale getirilmeli. Hastanın üzerine
battaniye örtülerek üşümesi engellenmelidir.
Kanamalar:
Damarlar atardamar, toplardamar, kılcal damar olarak
ayrılmıştır. Atardamarlar kalpten dokulara kan taşıyan
damarlardır. Atardamarlarda basınç yüksektir ve her kalp
atımıyla daha da yükselir.kılcal damarlar dokular arası
dağılmış olan küçük ince damarlardır. Toplar damarlar
ise dokulardan kanı tekrar kalbe getiren
damarlardır.negatif bir basınç vardır ve sürekli bir kan
akımı vardır.
Atardamar kanamalarında
kan nabızla birlikte kan ritmik olarak fışkırır. Kısa
sürede çok miktarda kan kaybına neden olabilir.
Toplardamar kanaması ise daha yavaştır ama süreklidir.
Kanama
Tedavisi:
1- Direk Bası uygulama: En basit ve en etkili yoldur.
Kanayan bölgenin üzerine mikropsuz bir gazlı bez ile el
ayası ile baskı uygulanır. Kanama nedeniyle bezin dış
kısmı ıslanırsa bez kaldırılmadan üzerine bir bez daha
konarak baskı uygulanır.
2- Basınç Noktalarına Baskı: Büyük damarların kolayca
bastırılarak kan akımının kesilebileceği noktalarına
baskı uygulanarak kanama durdurulabilir bunlar
genellikle nabız noktalarıdır.
3- Turnike Veya Boğucu Sargı Uygulaması: Turnike
uygulaması istenen bir uygulama değildir. Bütün yollar
denendikten sonra kanama durmazsa uygulanmalıdır.
Alttaki dokuları ezme damar ve sinirlere kalıcı zararlar
verme riski vardır. Turnike ince olmamalıdır. Genişliği
7-8 cm olmalıdır. Sıkıştırma işlemi kanama durana kadar
yapılmalıdır. Daha fazla sıkılmaz 15 dk da bir
gevşetilmeli ve kan geçişi sağlanmalıdır. Elbise kolları
vs turnikeyi ötmemelidir. Hastaya turnike uygulandığı
belirtilmelidir. Dikkatli olunmalıdır.
Küçük dış
kanamalar: kısa süreli basınç uygulama kolayca
pıhtılaşmayı sağlar hiçbir zaman yaradaki pıhtı
silinmez. Yara kirli ise su ve sabunla yıkanır. Yaranın
üzerine mikropsuz sargı bezi ile baskı uygulanır. yara
kolda elde veya bacakta ise kalp seviyesinden yukarı
kaldırılırsa kanama durması kolaylaşır. Yaraya herhangi
bir ilaç vs. sürülmemelidir.
Büyük Dış
Kanamalar: Kanama çok fazla olursa şok
gelişebilir. İlkyardımın ABC si unutulmamalıdır. Kanama
durdurulmaya çalışılır. Gerekirse turnike uygulanır.
Kol ve Bacak
Kopmaları: Kopan kol ve bacak gibi uzuvların
yerine dikilmesi mümkündür. Güdük bölümüne baskı
uygulanarak kanama durdurulur. Kopan bölümler plastik
bir torba içinde buz dolu bir kaba konur. Buz ile
doğrudan temas engellenmelidir. Hasta hemen en yakın
sağlık kuruluşuna iletilmelidir.
İç Kanmalar:
Vücut boşluklarına olan kanamalardır. Karın
içi, göğüs içi veya kafa içi kanamalardır. Biriken kan
dışarı akmıyor olsa da damar içinden kayıp olduğundan
şok gelişebilir. Büyük kemik kırıklarında önemli
miktarda kan kayıpları olabilmektedir.
Hasta başı aşağıda ayakları hafif yükseltilerek
yatırılır. Boğazını sıkan şeyler kravat düğme vs.
gevşetilir. Hasta rahatlatılmaya çalışılır. Şok
önlenmeye çalışılır. Hastada başka yaralanma ve darbe
olup olmadığı kontrol edilir. Bilinç kapanır ise kalp
atımı ve solunum varsa koma yatışına getirilir. Üzerine
battaniye örtülerek üşümesi engellenir. En yakın sağlık
kuruluşuna iletilir.
Delici Göğüs
Yaralanmaları: Hemen göğüsteki delik kapatılır.
Göğüs içinde kanama varsa hasta sağlık kuruluşuna yarı
oturur biçimde iletilmelidir.
Burun Kanamaları: Eğer kafatası kırığından
kuşkulanılıyorsa burun kanamasını durdurmak için
uğraşılmamalıdır. 35 yaş üzerinde burun kamalarında
yüksek tansiyon akla gelmelidir. Hasta oturtulur
sakinleştirilir. Başı öne eğilerek kendisine burun
delikleri sıkıca tutturulur. Gerekirse buruna buz
torbası uygulanabilir. 30 dk üzerinde devam ederse
sağlık kuruluşuna iletilmelidir.
Kulak
Kanamaları: Kafa darbesi sonucu olursa çok
önemlidir. Kanama dış kulak veya iç kulaktan olabilir.
Hasta yarı oturur pozisyonda baş kanayan tarafa eğilir.
Kulk ilaçsız ve mikropsuz bir sargı bezi ile sarılır.
Saçlıderi
Kanamaları: Önemli miktarda kanama olur.
Kafatası kırığı olabileceği unutulmamalıdır. Bilinç
kaybı varsa bu ihtimal yüksektir. Doğrudan bası
uygulanarak kontrol altına alınabilir. İçinde yabancı
cisim varsa doğrudan bası uygulanmamalıdır. Simit sargı
konulur.
YARALAR:
Deriye gelen darbeler soncu kapalı doku zedelenmeleri
olabilir. Bu durumda ağrı ve şişlik meydana gelebilir.
Bazen morarma ve şişlik içinde kan birikebilir. Şiş olan
bölgeye sıkı bandaj uygulanır soğuk uygulanır. Yalnız
bandaj kan dolaşımını engelleyecek derecede sıkı
olmamalıdır. Açık yaralarda tetanos riski
unutulmamalıdır bu neden tetanos aşısı yapılmalıdır.
YANIKLAR:
1. derece yanık: yüzeysel yanıktır.kızarıklık ve ağrı
vardır. İz bırakmadan 1 haftada iyileşir.
2. Derece yanık: cilt ve cilt altı dokularda yanmıştır.
Benekli kırmızı renkli kabarcık oluşumu vardır. Derideki
sinir uçları da zarar görmüştür. Enfeksiyon gelişmezse
2-3 hafta da iyileşir.
3. derece yanık: Deri tamamen yanmıştır. Alttaki kas
tabakasına kadar uzanır.
Tehlikeli yanıklar: Vücudun %30 dan fazlasının yanması,
solunum sistemini içine alan yanıklar, vücudun %10 dan
fazlasında 3. derece yanık olması, yüz, el, genital
bölge yanıkları, göz yanıkları, derin asit ve elektrik
yanıkları, boyunda halka şeklinde yanıklar.
Yanık yüzeye hiçbirşey örtülmez. Soğuk su ağrıyı
azaltır. Kabarcıklar patlatılmaz yanık alanındaki kolye
yüzük bilezik vs. çıkartılmalıdır. Elbiseler kesilerek
çıkartılmalı sıyrılmamalıdır.
Kimyasal
Yanıklar: Etken hızla uzaklaştırılmalı 10-20 dk
bol su altında tutulmalıdır. Daha sonra yumuşak sabunla
yıkanır. Sönmemiş kireç su ile karşılaştığında yakıcı
etki gösterir. Tozlar fırça ile alındıktan sonra bol su
ile yıkanır.
Elektirik yanığından
şüphelenilen her hasta durumu normal olsada hastanede
değerlendirilmelidir.
SARGI VE
ATELLER:
Sargıların çok sıkı ve gevşek sarılmaması gerekir. El ve
ayak parmakları dışarıda kalacak şekilde sarılmalıdır.
Parmaklarda uyuşma karıncalanma morarma olduğu görülürse
sargı sıkı sarılmış demektir. Sargılar mikropsuz
olmalıdır.
Ateller ise herhangi
bir vücut bölgesini hareketsiz olarak bırakmak için
kullanılan desteklerdir. Kırık bacağa sağlam bacağı
kırık kola gövdeyi destek yapmakta mümkündür. Mümkünse
şişme ateller kullanılmalı bunlar kırığı her yönden
desteklerler. Tekrar tekrar kullanılabilirler.
Kırık çıkık ve
incilmelerde ilkyardım: kemik üzerine darbe
gelen yada zorlanma olan bölgelerde ağrı, şişme,
kabarıklık, olağan dışı görünüm, biçim bozukluğu, eklem
olmayan yerde eklem görünümü, kol veya bacağın boyunda
kısalma, yarada kırık uçlarının görülmesi. O bölgede
kırık olduğunu gösterir.
Kırık olup olmadığını
belirlemeden hasta yerinden oynatılmamalıdır. Eğer hasta
kırık bölgesi hareketsiz hale getirilmeden
kıpırdatılmaya çalışılırsa kırık uçları kemiğe yakın
veya paralel uzana damar ve sinirlere zarar verebilir.
Hasta taşınmadan önce kırık atele alınmalıdır. Kırığın
ilerisindeki nabız kontrol edilmelidir. Atel kırığa
yakın yerdeki eklemide hareketsiz hale getirmelidir.
Açık kırıklarda kanama kontrol altına alınır. Kırık
bölgesinde kopmuş kemik parçaları varsa dokunulmaz,
kırık uçları uçuca getirilmeye çalışılmaz. Hastaneye
nakledilirken ağızdan yiyecek verilmemelidir. Çünkü
hasta ameliyat olacaksa bu nedenle gecikebilir.
Çıkıklar:
Hareketle artan ağrı olur. Yapısal şekil
bozukluğu olur. Hassasiyet vardır. Şilik erken dönemde
olmayabilir. Hareket kısıtlılığı olabilir. Anatomik
yapıyı iyi bilen kişiler tarafından oturtulması gerekir.
Burkulmalarda eklem sabitleştirilir ve hastaneye
iletilir.
Boyun Kırığı: Kafası üzerine düşen kafasına darbe gelen
herkeste boyun kırığı akla gelmelidir. Ani frenlerde
kamçı hareketi sonrasında boyun kırığı oluşabilir.
Hastanın boynu boyunlukla desteklenmelidir. Hasta
yerinden oynatılmamalı bu konuda eğitim görmüş
personelce taşınmalıdır.
Zehirlenmeler:
Kusturulur. Alınan maddenin sulandırılması için
bol miktarda su veya süt verilir. Bilinç kaybı varsı
havale geçiriyorsa yakıcı madde içti ise petrol ürünü
içmiş ise kusturulmaz. Gaz zehirlenmelerinde hasta hemen
açık havaya çıkarılmalı oksijen verilmelidir.
Böcek, Yılan
Sokmaları: Yara bol su ile yıkanır. Hasta
sakinleştirilir. Yara bölgesindeki şişliğin 5 er cm
altından ve üstünden turnike uygulanır. Turnike venöz
dolaşımı engelleyecek arteryel dolaşımı engellemeyecek
şekilde sıkılmalıdır. Hastanın yürümesine izin verilmez.
Isırılan extremite atele alınmalıdır. Isırılan alanda
diş izleri arasında yarım santim derinliğinde kesi
yapılır. Zorunlu olmadıkça ağız kullanılmadan kanama
sağlanır. İlkyardımın ABC si yönünden izlenir. Yılan
serumu uygulanmak üzree hastaneye iletilir.
Soğuk ve Donma:
Yüzeyel soğuk çarpması: deri mumsu bir görünüm
alır. Dokunmakla serttir. Ellerde küntlük hissedilir.
Şişlik ve kabarcık olabilir. Hasta sıcak biryere alınır
üşüyen bölge vücut ısısıyla ısıtılır. Doğrudan ısı
kaynağı ile ısıtılmamalıdır. Ovmaktan masajdan
kaçınılmalıdır.
Derin soğuk çarpması
kısmi donma: dokunmakla his alınmaz. Travmadan
kaçınılmalıdır. 37.7-40,5 C arasında ısıtılır.
Kabarcıkların patlatılması tehlikelidir.
|